“Ürdün ve Lübnan’daki Suriyeli Mülteciler” konferansı

0
10

Prof. Dr. Yücel Vural’ın oturumu başkanlığını yaptığı ve göçün siyasi dinamiklerinin irdelendiği panelde Doç. Dr. Nur Köprülü, “Akdeniz’deki sığınmacı Krizi Çerçevesinde Ürdün ve Lübnan’daki Suriyeli Mülteciler” başlıklı bildirisini sundu. Doç. Dr. Köprülü, konuşmasında Arap ayaklanmalarının başladığı 2011 yılından bu yana Suriye’de başlayan dahil çatışmaların ülkede ve alanda oluşturduğu belirsizlik ortamı ile mültecilerin göçünün hemide Akdeniz coğrafyasını ayni vakitte da Avrupa Birliği’ni şahit olabilecekleri en hatri sayilir büyüklükte sığınmacı meselesi ile karşı karşıya getirdiğini belirtti. Doç. Dr. Köprülü, Ayrı olarak Birleşmiş Milletler Mülteciler çok Komiserliğinin (UNHCR) verdiği rakamlar gözönüne alındığında başta ülkemiz olmak üzere Ürdün ve Lübnan’ın çok sayıda mülteciye ev sahipliği yaptığını ifade etti.

9 milyondan çok Suriyelinin Mart 2011’de savaşın patlak vermesiyle evlerini terk ederek komşu ülkelere gitmek veyahut Suriye içinde yer değiştirmek vaziyetinde kaldığını aktaran Doç. Dr. Köprülü, UNHCR’a göre takriben 2,5 milyon kişinin Suriye’den en yakın komşu ülkeleri var olan Türkiye, Lübnan, Ürdün ve Irak’a göç ettiğini, 6,5 milyon kişinin ise Suriye içinde yer değiştirdiğini vurguladı. Doç. Dr. Köprülü, “Özellikle işsizlik ve ahenk gösteren ücret problemlerle başa çıkmaya çalışan Ürdün’de Arap-İsrail Savaşları sonrası göç eden Filistinliler, derhal peşinden 2003 seneninde ABD’nin Irak’a müdahalesi ile göç eden Iraklı sığınmacılardan ardindan memleket bu sefer de Suriyeli mültecilere kapısını açmıştır. Nüfusuna göre hayat ölçeğinde en çok mülteciye ev sahipliği yapan ülkelerin başında gelen Ürdün Krallığı ve Lübnan benzeri ülkelerde halihazırda yaşanan kimlik tartışmaları, ahenk gösteren ücret meseleler ve Lübnan özelinde siyasi istikrar benzeri meseleler sığınmacı sayısının her geçen vakit artmasıyla dahada da derinleşiyor” dedi.

Lübnan’ın mültecilere baz alinarak uyguladığı açık kapı politikasının ülkedeki mezhepsel kimliklere dayalı siyasal güç paylaşım modeli hasebiyle devamlı tartışılan tek mesele olduğunun altını çizen Köprülü, ülkede değişen nüfus yapısının siyasal istikrar ile ilişkilendirildiği tek noktaya geldiğini vurguladı.

CEVAP VER